Efsane Mesajlar

2026 yılında, birbirinden etkileyici Efsane Mesajlar ile sizlerleyiz. Bu Efsane Mesajlar sayesinde sevginizi kısa, anlamlı ve güzel sözlerle ifade edebilir, duygularınızı özel bir şekilde paylaşabilirsiniz. Bu sözleri sosyal medya hesaplarınızda paylaşarak sevdiklerinizden beğeni alabilirsiniz.




Bazen bitmek bilmeyen dertler yağmur olur üstüne yağar; ama rengârenk gökkuşağı da yağmurdan sonra çıkar.
Bazı insanları, bazı olayları, bazı durumları düşünmek, fazlasıyla zaman kaybı!
Dünyada barışı sağlamak isterseniz, politikacıları öldürün yeter, halklar anlaşır!
Kime ne yaşattıysanız bir gün aynısını yaşamanız dileğiyle!
Ve cellat uyandı yatağında bir gece. Tanrım dedi, bu ne zor bilmece. Öldükçe çoğalıyor adamlar, ben tükenmekteyim öldürdükçe.
İyimser bir insan ayakkabıları çalınınca “ayaklarım var ya” diyebilen insandır.
Ölüm hepimizin kapısını çalacak. Bir daha kafamı bozarsan, senin kapını erken çalar.
Ya tam açacaksın yüreğini, ya da hiç yeltenmeyeceksin! Grisi yoktur aşkın, ya siyahı, ya beyazı seçeceksin.
Özgürlük için gökyüzünü satın almanıza gerek yok. Ruhunuzu satmayın yeter.
Hayatta en zor şey de; İnsanın kendi kendini teselli etmek zorunda kalmasıdır.
Tımarhane ve hapishane, iktidarların sopası olmuştur tarihte.
Bir kadın güzelse kork, güzel ve yalnızsa daha da kork; güzel, yalnız ve kırılmışsa hemen ölü taklidi yap.
Allah size bir yüz vermiş; bir tane de siz eklemeyin.
En çok incittiğimiz kişilerin, aslında en çok sevdiklerimiz oluşu ne garip.
Vahşet her yanda ulu orta sergilenirken, sevişmek için saklanmak zorunda kaldığımız bir dünyada yaşıyoruz.
İnsan kendisine olan saygısını, onurunu ve güvenini yitirdiği an işi bitmiş demektir. Alabildiğine bir baş aşağı düşüş yaşar.
Aşk nasip işidir, hesap işi değil. Aşk adayıştır, arayış değil. Sen adanmış ve yanmışsan bu uğurda, aşk sana uzak değil!
Yürekli bir kadının başı, yüreksiz bir erkeğin omzuna ağır gelir!
Hiç bir şey bir fikirden daha tehlikeli değildir. Eğer o fikir sahip olduğunuz tek fikirse.
Fırtınadan korkuyorsun, sanki şu koskoca denizi yutacakmışsın gibi. Oysa seni boğmaya bir fıçı şu yeter.
Bu dünyada öyle şeyler oluyor ki Tanrı’nın neden izin verdiğini merak ediyorum.
Kendi geleceklerimizi kendimiz hazırlar, sonra da kader deriz.
Uyku kaçsın önemli değil de, içinde görülecek rüyalar vardı.
Mezarlıklar: ölülerin kimliklerini toprak üstünde bıraktıkları yerlerdir.
İçimizdeki en cesur bile, gerçekten bildiği şeyi yapmaya nadiren cesaret eder.
Eğer insan kısa cümleler kuruyorsa, uzun yorgunlukları vardır.
İki gözüne karşılık dünyayı verseler kabul eder misin, etmezsin. Peki, iki gözünü verene neden SECDE etmezsin.
Kimseye kirli ayaklarıyla beynimde gezme fırsatı vermem.
Kopan bir ipe sımsıkı bir düğüm atarsanız, ipin en sağlam yeri artık bu düğümdür. Ama ipe her dokunuşunuzda canınızı acıtan tek nokta yine o düğümdür.
Yasalar adalet duygusunu geliştirmemiştir, onu mahvetmiştir.
Eskiden köleler hiç olmazsa ayaklarına geçirilen prangaların farkındalardı, şimdikiler zincirlerini bile göremiyorlar.
Her şeyin sonunda düşmanlarımızın sözlerini değil, Dostlarımızın sessizliğini hatırlayacağız.
Dostun üzüntüsüne acı duyabilirsin. Bu kolaydır; ama dostun başarısına sempati duyabilmek, sağlam bir karakter gerektirir.
Gitmeden önce düşün; çünkü döndüğünde bulduğunla, giderken bıraktığın asla aynı olmayacak.
Bizi yok edecekler şunlardır: İlkesiz siyaset; vicdanı sollayan eğlence, çalışmadan zenginlik; bilgili ama karaktersiz “İnsan” insanlar; ahlâktan yoksun bir iş dünyası; insan sevgisini alt plana itmiş bilim; özveriden yoksun bir din anlayışı.
Tek ödevin kendin olmaktır. Güçlü ol! Yoksa büyümek için hep başkalarını kullanmak zorunda kalırsın.
Huzurun olmalı biraz ve seni güçlü kılacak kadar acın. Biraz garip ama bazen kimseye aldanmayacak kadar taş kalpli olmalısın.
Bana vicdansız bir medya temin et; sana bilinçsiz bir halk sunayım.
En kusursuz cinayet; birinin yaşama sevincini öldürmektir.
Ayrı ayrı birer ahlaksız yaratık olan insanlar, toplu oldukları zaman namuslu kişiler olurlar.
İçinde bir tutam delilik olmayan bir hayat eksik bir hayattır.
Eğer sevmediğin kişilerin yüzüne bakmak zorundaysan ve istesen de kaçamıyorsan; Gülümseyerek ağlamayı öğreniyorsun demektir.
Zenginliğin zevkleri, yoksulların gözyaşları ile satın alınır.
Oysa küçükken defalarca sormuşlardı: Büyüyünce ne olacaksın? Diye “mutlu” diyemedik. Çünkü: Çocuktuk, akıl edemedik.
Belki de ilk önce yanlış insanlarla tanışmasaydık, doğru insanı bulduğumuzda onların değerini anlayamazdık.
Bazen sessiz kalmak, kırıldığını göstermenin en iyi yoludur.
Takdir edilmeyi beklemeden namuslu olamayanların namusuna inanmam.
Eğer dikkatli değilseniz, gazeteler sizin zulüm gören insanlardan nefret etmenizi ve zulmü uygulayan insanları sevmenizi sağlar.

Diğer Güzel Sözler Yazıları
1 Euro Kaç TL