Duygulu Mesajlar

2026 yılında, birbirinden etkileyici Duygulu Mesajlar ile sizlerleyiz. Bu Duygulu Mesajlar sayesinde sevginizi kısa, anlamlı ve güzel sözlerle ifade edebilir, duygularınızı özel bir şekilde paylaşabilirsiniz. Bu sözleri sosyal medya hesaplarınızda paylaşarak sevdiklerinizden beğeni alabilirsiniz.




Mehtaplar kadar serin, denizler kadar derin, senin en güzel yerin, bana bakan gözlerin.
Özledim gözlerini, beş dakika uyan az. Çok değil, gözlerinin kabesinde bir namaz.
Bir gün bir köşede sızıp kalırsam, el tanımasa da sen tanır mısın? Sorsalar sana kim bu diye, bakıp yaptığından utanır mısın?
Keşkelerim var belki ama üzmedim kimseyi.
Sevmek zor iş, ne maaşı var ne sigortası, bir ayrılığı var bir de gözyaşı.
Benim sevgim kocaman bir okyanus olsa ne fayda. Sen yüzmeyi değil üzmeyi bildikten sonra.
Duygular asla kendi eceli ile ölmez, mutlaka bir katili vardır.
Aşktı o. Değiştiren tüm gecelerimi. Aşktı o. Beni durup yenileyen. Oydu. Duygulu yapan hoyrat ellerimi… Oydu. Doludizgin gidişime dur diyen.
Ah be sevgili! Slow müzik tadındaydı beraberliğimiz, gidişin remix’li oldu; kop’tun gidiyorsun.
Seni seviyorum duvar yazısı değil alın yazısıdır herkese söylenmez.
Aşık gibi sevmezsen kardeş gibi sev beni demiştim; sen de öyle sevdin. Bu aşkın Habil’i ben oldum Kabil’i sen!
Aldırma söylenenlere varsın görenler seni ot sansın, sen gül ol da uğruna ötmeyen bülbül utansın.
Kursak diye bir yer var. Heveslerim, hayallerim, sevdiklerim, dostluklarım. Hepsi orada.
Öyle sevdim ki seni kime anlattıysam yerinde olmak istedi.
Çok gördük dışı dubleks, içi bodrum katı aşkları. Ben müstakil yalnızlığımla mutluyum.
Şimdi kelebeğin kanatlarında yazılı adın, dokunsan silinecek; dokunmasan ölecek.
Yalnızlık, zannetmeyin ki kimsesiz olmaktır. Asıl yalnızlık kimsen var iken kimsesiz kalmaktır.
Sana öyle bir yar olurum ki, bana bin defa âşık olursun. Senden öyle bir ayrılırım ki kendini bin defa gömülmüş bulursun.
Ben özgürlüğüne düşkün bir insanım ama kapatırsan beni sol göğsünün kafesine, sesimi bile çıkarmayacağım.
Ben renklerin en siyahını hak ettim mi. O kadar beyaz severken seni.
Aynı dili konuşanlar değil; aynı duyguyu paylaşanlar anlaşılabilir. Mevlâna
Bazen insan öyle özlenir ki özlenen bile yokluğundan utanır.
Ya sevmelisin adam gibi rol yapmadan, ya da gitmelisin bu şehir bir intihara sahne olmadan.
Nedir bilemiyorum; sana bakınca kendimi görüyorum, sana gelirken kendimden gidiyorum ve senden giderken kendime gelemiyorum.
İnsan gerçekten tamamen unutamıyor eskiyi. Mutlaka taşıyorsun yanında ona dair bir şeyi. Aklında adını, kıçında yediğin tekmeyi!
Aynada gördüğüm yüzün, dudağı gam, gözleri hüzün. Ben geceye hapsolmuşum, adı var kendi yok gündüzün.
Bugüne kadar hiç akıllıca bir şey yapmadım, seni bile deli gibi sevdim.
İsyan sende başlardı, cezasını çekmek bana kalırdı.
Senin, çelme taktığın yerden başlıyorum hayata. Varsın yara bere içinde olsun dizlerim, yüreğim kadar acımaz nasıl olsa.
Sığmadın içime sevgili, bu yürek, bu şehir ve özünü bulduğun şu garip sevda sana dar geldi.
Unutmak gerekiyormuş unutulma pahasına, zaman değilmiş gideni getiren, aslında zamanmış var olanı götüren.
Düşünsene bir gün beni soruyorsun, aldığın cevap başın sağ olsun.
Ülkenin farklı şehirleriydik. Ben sürgün yeri, sen başkent…
Aslında suçum yok inanın bana hâkim bey, bende yakmak istemezdim bu şehri, ama ne yapayım, üşümüşse sevdiğimin elleri.
Hayatım desen ömrüm uzardı, şimdi dilime adın değse midem bulanıyor.
Sen aslında gitmedin öyle değil mi? Eskisi gibiyiz hala, hala çocuklar gibi; her şey şakacıktan.
Ateşim sen ol yanması benden, kaderim sen ol çekmesi benden, kurşunum sen ol sıkması benden, Azrail’im sen ol ölmesi benden.
Başıma bela olduğun günden beri hep söylerim, Allah belamı versin!
Benden su katılmamış şiirler istiyorsun. Kalem mi yazıyor sandın? Ben harfleri denizlerden söküp tek tek, gözlerimden süzüyorum. Göremiyorsun.
Hayatın matematiğinin farklı olduğu hep sonradan anlaşılıyor. Ve anlıyor ki insan; değer vermek yalnızca matematikte işe yarıyor.
Kirli bir çocuk yüzüyüm kapında; ama dünyanın en temiz gözleriyle bakıyorum sana. Şeker değil istediğim, yüreğini koy avuçlarıma.
Öyle yoruluyorum ki bazen hayattan. Kapayınca gözlerimi, bir daha açasım gelmiyor inan!
Bakmayın öyle tabii ki de ağlamıyorum, giden sevgilinin ardından su döküyorum.
Seçtiğin yolda sana mutluluklar diliyorum. Unutmak alışmaktır. Unutursun demiyorum. Ama alışacaksın biliyorum.
Kuşlara benzer kelimeler, odana dolarlar bir akşam. Nereden gelirler bilinmez. Kâh çığlık çığlığadırlar, kâh sesleri işitilmez.
Eş olan, aşka eştir. “Eş” değer, nefesten ötedir Ötemde özüm var, özüm nefesin ötesinden ötedir.
Susmak yorucu bir lisan. Ama taştan soğuk gözlerine anlam yüklemeye gücüm kalmadı artık.
Benden seni seviyorum dememi bekleme sevgili. Bizde zikir sessiz çekilir.
İnsanın kalbi engelli olmasın. Zira bizi insan yapan kolumuz, bacağımız değil kalbimizdir.
Beynimde cevabı ölüm olan bir soru; aşk yalan ise, yüreğimdeki acı niye gerçek?
Sefaletimin nedeni yok’sulluk değil, yoksun’luk.
Ey gönül! Şimdi sorarım sana, hangi aşk daha büyüktür? Anlatılarak dile düşen mi? Anlatılmayıp yürek deşen mi?
Sen içinden de olsa seni seviyorum de, fazlasında gözüm yok. Kulaklarım çınlasın yeter.
Mutlu olmanı istesem de, bir başkasının senin içini ısıtacağını bilmek. Benim hep içimi üşütecek.
Boğazıma takıldı sevdan. 3 kere sırtıma vur helal de; Alışık değilim harama, ondan olacak herhalde.

Diğer Güzel Sözler Yazıları
1 Euro Kaç TL