Frida Kahlo Sözleri

2026 yılında, birbirinden etkileyici Frida Kahlo Sözleri ile sizlerleyiz. Bu Frida Kahlo Sözleri sayesinde sevginizi kısa, anlamlı ve güzel sözlerle ifade edebilir, duygularınızı özel bir şekilde paylaşabilirsiniz. Bu sözleri sosyal medya hesaplarınızda paylaşarak sevdiklerinizden beğeni alabilirsiniz.




Kendi tenimden daha çok seviyorum seni.
Uçmak için kanatlarım varken ayaklarıma ne gerek var ki?
Eğer bir gün oğlum olursa ona ilk öğreteceğim şey, gönül almak için çabalamanın erkekliğinden hiçbir şey götürmeyeceği olacak.
Her defasında körkütük âşık olarak, sana döndüm. Ya da aslında senden hiç gitmemiştim.
Kendinize sihirmişiz gibi bakacak olan bir aşık seçiniz.
Sakinliğimi çalanlar, beni deli olmakla suçluyor.
Resim hayatımı tamamladı.
Hayatımda iki büyük kaza geçirdim biri Diego’ydu ve diğerinde ise bir tren az daha beni öldürüyordu. Diego kesinlikle çok daha yıkıcıydı.
Ama sevgilim, bir daha gelseydim dünyaya yine seni severdim. Canlı canlı çürüyeceğimi bilerek!
İyileşmek mi? dedi Frida. Ama ben hasta değilim ki. Kırık döküğüm. Aynı şey değil anlıyor musunuz?
Şeyleri yaşamı insanları çok seviyorum. İnsanların ölmesini istemiyorum. Ölümden korkmuyorum fakat yaşamak istiyorum. Ama acıya gelince hayır acıya dayanamıyorum.
Uğraşarak düzeltemediğinden, vazgeçerek kurtulursun.
Zaman geçtikçe azalmasını beklediğim duygular, bedenimi daha çok ele geçiriyor.
Şu sıra acı o kadar gerçek, öyle büyük ki, ne konuşmak ne uyumak ne dinlemek ne gülmek ne sevmek istiyorum. Bu acılardan önceki ben ve yaşamım sanki bir yabancıya ait gibi.
Ama acı çeken yüreği var ise bir bedenin, daha hızlı çürüyor o beden.
Ben aşkın, acının ve devrimin kadınıyım.
Benim yolculuğumda böyle işte. Toprağın içine bir yolculuk.
Ayaklar, uçmak için kanatlarım varken sizi neden arayayım?
Ağrıyan en belli yerim. Yüreğim olabilir. Yürek hüzün dolu. Belki beden de.
Söz dağarcığımda da üzüntüm gibi yoksul.
Babam Guillermo Kahlo çok ilginçti davranışları yürüyüşü oldukça zarifti. Sakin çalışkan yılmak bilmez bir adamdır.
Neden yürümek için ayaklarım olsun ki; uçmak için kanatlarım var.
İçimde kırk kadın, Kırkı da yabancı. Kırkı da öteki.
Başıma gelen en iyi şey acı çekmeye alışmaya başlamam.
Melek yüzler, bazen büyücülük eğilimlerini saklayabilirler. Bazen de genç şeytan yüzlerinin ardında melek yürekli kişiler vardır.
Ölmesinler diye çiçeklerin resmini yapıyorum.
Çıkış yolunun güzel olacağını ve asla geri dönmeyeceğimi umarım.
Bedenim birkaç sokağın ya da adi bir coğrafyanın bizi ayırdığını anlayamıyor. Bedenim, gecenin ortasında senin gölgeni görememekten dolayı acıdan çıldırıyor.
Erkek olarak fark yaratmak istiyorsanız nazik olun. Pek yarış yok o kulvarda.
Bir tek senin çocuğunu doğurmak istedim. Ah Diego’m. Bu paramparça rahmimden nefret ettim bebeğimizi tutamayınca. Söküp atmak istedim rahmimi. Sana çocuk doğurmayı beceremeyen bir organı taşımak yük oldu bana.
Ben hasta değilim sadece kırgınım. Ama yaşadığım müddetçe resim yapabilirsem kendimi mutlu sayarım.
Her şey insandan dışarıya taşmıyor mu, kan, gözyaşı, bulutlar, hatta yaşamın ta kendisi.
Acılarımı boğmaya çalıştım ama pislikler yüzmeyi öğrendiler ve şimdi ben bu hoş ve iyi his tarafından alt edildim.
Bulutların çerçeveye doğru taşması gerek, diye düşünüyordu. Her şey insandan dışarıya taşmıyor mu, kan, gözyaşı, bulutlar, hatta yaşamın ta kendisi. Oturduğu yerde, büyük aynada kedisini görüyordu. Allah kahretsin. Görüntümüz hep bize geri dönüyor.
Sessizlik bir kadının en sesli ağlamasıdır. Eğer bir kadın seni görmezden gelmeye başladıysa onu çok fazla incittiğinden emin olabilirsin.
İnsan acılarında yalnızdır.
Akıl durdu, kalp soğudu, dil de susunca vazgeçtim.
Diego’ya bakıyordum, biricik kurbağama aşıktım. Bir soluk alıyordum.
Yaşam en beklenmedik anda şaşırtıcı güzel sürprizler hazırlar insana. Sana her dakika kehanette bulunmamanı söylüyorum sadece.
Ama sevgilim, bir daha gelsem dünyaya, yine seni severdim.
Korkunç bir şey. Kendimi hem kendim için yaşayabilecek denli güçlü ve iç zenginliğe sahip hissediyor um hem de değil bir davranışın, en ufak bir düşüncenin bile paralayabileceği kadar dayanıksızım.
Ahlak ve namus deyince sadece kadından konuşmaya başlayan herkes, ahlaksız ve namussuzdur.
Bir gün her şey yoluna girerse, umarım hala hevesim ve isteğim kalmış olur.
Bu, bitmek bilmez bir can çekişmeden ibaret olan yaşamımla ilgili olarak şunu söyleyebilirim: Ben uçmak isteyip de uçamayan bir kuş gibiydim.
Senin sevmediklerini de sevdim ben Diego. Neden sevmediğini anlamak için onları sevdim ! Ya da sevmeye çalıştım. İçimdeki, sana dair olan öfkeyi dindirmek için yaptım belki. Öfkem dinmedi Diego.
Frida sevinçle, her dostlukta biraz da suç ortaklığı bulunduğunu öğrendi.
Tek bir şey için ağlanmaz, birikmiştir!
Gecelerim öğüt vermiyor. Gecelerim uyanık görülen bir düş gibi seni düşünüyor.
Diego, gerçek, öyle büyük ki, ne konuşmak ne uyumak ne dinlemek ne sevmek istiyorum.
Kötüyüm, gitgide daha da kötü olacağım ama yavaş yavaş yalnız kalmaya alışıyorum, bu bile bir şeydir. Bir avantaj bir zaferdir.
Hayır ben gerçeküstücü değilim. Bütün bunlar gereğinden fazla gözde gözde büyütülmüş şeyler. Oysa ben en azından bir şeyden eminim kendi gerçeğimi resmediyorum.
Ancak bir dağ, başka bir dağın cevherini bilebilir.
Büyüyünce, insanın kendini nasıl yalnız hissettiğini göreceksin.
Rüyaları ya da kâbusları asla resmetmedim. Resmettiklerim benim kendi gerçeklerimdi.
Acılar geçicidir. Ama her sevinç, en derin sonsuzluğa uzanır.
Seni sevmeye başladığım o günden beri acı çeken bir yüreğim var. Diego Rivera ile ilgili olarak.
Seni sevmeye başlayalı çok uzun zaman oldu. Küçük bir kız çocuğu idim seni sevmeye başladığımda. Şimdi ise bedeni çürümeye başlayan yaşlı bir kadınım. Bütün bedenler çürüyor aslında Diego’m. Eskiyor bütün bedenler.
Yazgının dişleri köpekbalığınınki gibidir. Bir gecede her şeyi yitirdim. Ağlamamın, inlememin ve çığlıklarımın duvarların ötesinden duyulduğu söyleniyor.
Kendi portremi resmediyorum çünkü çoğunlukla yalnızım, çünkü en iyi tanıdığım insanım.
Beni anlamadın demeyeceğim. Beni anladın. Zaten en dayanılmaz acı buydu. Sen beni anladın. Anladığın halde canımı yaktın.
Nasıl olsa umutsuz olacaksam, hiç olmazsa üretken olmalıyım.
Asıl önemli olan da atılımımızın yaşamsal olmasıydı. Saftık, henüz kirlenmemiştik.
Bu farklı bir şey. Aşığım ve başka türlü davranamam.
Bana yalan söylemene üzülmedim. Bir daha sana asla güvenemeyeceğime üzüldüm.
Güzellik ve çirkinlik bir seraptır. Eninde sonunda herkes içinizi görür.
Kurbağa sevgilim Diego’m. Bana dünyanın en büyük acısını yaşattın sen. Gün be gün öldüm seni sevmeye başladığım ilk andan itibaren.
Kendimi hem kendim için yaşayabilecek denli güçlü ve iç zenginliğine sahip hissediyorum, hem de değil bir davranışın, en ufak bir düşüncenin bile paralayabileceği kadar dayanıksızım.
İlk aşk kedi gibi sessizce yanaştı. Onun gelişini ne gördüm ne de duydum. Aşk yavaş yavaş içime yayıldı.
Yüreğindeki kaygı insanı çökertir fakat iyi söz yüreğini sevindirir.
Senin çirkin olduğunu söyleyen annemden nefret ettim. Sana benim gibi bakamayan herkesten. Senin güzelliğini görememelerini anlayamadım hiç.
Benim acı çeken bir yüreğim var Diego. Seni sevmeye başladığım o günden beri acı çeken bir yüreğim var.
Düşüncelerime ve değerlerime değer vermediği için vazgeçtim.
Kadınlar yavaş yavaş unutur. Önce yaradan başlar. Sonra yarayı açandan.
Uzaklık her şeyi hayali kılıyor. Evet. Yo hayır. Bir şey ne denli uzaklaşırsa aynı zamanda artık yalnızca kendisine kendi dünyasına ait olduğundan, o denli de yakınlaşıyor.
Aşk mıydı? Bilmiyorum. Eğer aşk her şeyi kapsıyorsa çelişkileri ve taşkınlıkları aşırılıkları ve söylenemeyenleri evet, o zaman buna aşk diyebiliriz. Ama aksi takdirde, hayır, aşk değildi bu.
Kendi kaprisi dışında hiçbir yasa tanımayan bir despotun yönettiği ülkemden kaçmaktaydım.

Diğer Güzel Sözler Yazıları
1 Euro Kaç TL