Jean Paul Sartre Sözleri

2026 yılında, birbirinden etkileyici Jean Paul Sartre Sözleri ile sizlerleyiz. Bu Jean Paul Sartre Sözleri sayesinde sevginizi kısa, anlamlı ve güzel sözlerle ifade edebilir, duygularınızı özel bir şekilde paylaşabilirsiniz. Bu sözleri sosyal medya hesaplarınızda paylaşarak sevdiklerinizden beğeni alabilirsiniz.




İnsanoğlu özgürlüğe yazgılıdır çünkü bir kere dünyaya atıldıktan sonra yaptığı her şeyden sorumludur.
İnsanın özgürlüğü, kendisine yapılanlara karşı takındığı tavırda gizlidir.
Yaşarken başımızdan hiçbir şey geçmez. Dekorlar değişir, kişiler girer çıkar yalnız. Başlangıçlar da yoktur; günler anlamsız bir biçimde birbirine eklenir durur; sonu gelmez, tekdüze bir ekleniştir bu. Başlangıç olmadığı gibi, son da yoktur. Bir kadın, bir dost, bir kent, bir kerede terk edilemez. Hepsi birbirine benzer zaten.
Utanç: Hayat uzun olduğu zaman geçer.
Aşk iki insanın bilinçlerini birleştirme çabasıdır. Boşuna bir çaba çünkü insan kendi bilincine mahkumdur.
Varlığında, varlığın var olmasının söz konusu olduğu bir varlık olarak var olan bir varlığım.
Kötülük, ancak tam hızla giderken dengede kalabiliyordu, bisiklette olduğu gibi.
Birini sevmeye kalkışmak, önemli bir işe girişmek gibidir, bilirsin. Enerji, kendini veriş, körlük ister. Hatta başlangıçta bir uçurumun üzerinden sıçramanın gerektiği bir an vardır. Düşünmeye kalkarsa atlayamaz insan. Bundan böyle artık bu gerekli sıçrayışı yapamayacağımı biliyorum.
Gerçek deniz soğuk ve karadır, içinde hayvanlar kaynaşır, insanları aldatmak için yapılmış ince yeşil zarın altında sürüklenerek ilerler. Çevremdeki şu hava perileri, kendilerini bu aldanışa bırakmış, yalnız ince zarı görüyorlar; ben altını görüyorum.
Kendimizi yenmek dünyadan daha iyidir.
Savaşı zenginler çıkarır, yoksullar ölür.
Her seçiş bir vazgeçiştir.
Kendimi terk etmek, varlığımın farkında olmaktan vazgeçmek, uyumak istiyorum.
Bir aşk, bir kariyer, bir devrim: nasıl biteceklerini bilmeden başlayan diğer pek çok şey gibidir.
Bir şey sona ermek için başlamıştır. Serüven uzamaya gelmez, ona anlam veren ölümüdür yalnız.
Cehennem başkalarıdır.
Güzellik örtülü bir çelişkidir.
Korkunç olmayan acı çekmek ya da ölmek değil, boşuna ölmektir.
Kimi sevdiğimizi asla yargılamıyoruz.
Varlık beni her yere, gözlerden, burundan, ağızdan içeri giriyor.
Varoluş uzaktan uzağa düşünülebilecek bir şey değildir. Sizi birden kaplaması üzerinizde duraksaması, kıpırdamaz koca bir hayvan gibi yüreğinizin üstüne çökmesi gerekir ya da hiçbir şey yoktur artık.
Kişioğlu hikayecilikten kurtulamaz, kendi hikayeleri ve başkalarının hikayeleri arasında yaşar. Başına gelen her şeyi hikayeler içinden görür. Hayatını sanki anlatıyormuş gibi yaşamaya çalışır. Ama ya yaşamayı ya da anlatmayı seçmesi gerek.
Ateşle, savaşta, evde, açlıktan ölmek daha iyidir.
Düşünüyorum da diyorum gülerek hepimiz şurada oturmuşuz o değerli varoluşumuzu sürdürmek için yiyip içiyoruz. Oysa var olmaya devam etmemiz için hiçbir, hiçbir neden yok.
Birini sevmeye koyulmak başlı başına bir iş bir girişimdir. Güç ister yürek ister körlük ister. Hatta başlangıçta öyle bir an vardır ki uçurumun üstünden sıçramak ister düşünmeye kalkarsan aşamazsın onu.
Benim, varım, düşünüyorum öyleyse varım, varım çünkü düşünüyorum, peki niçin düşünüyorum? Düşünmek istemiyorum artık; var olmak istemediğimi düşündüğüm için varım, düşünüyorum çünkü.
Ama ölümüm bile fazlalık olacaktı. Cesedim de su güleç bahçenin dibinde çınar ağaçlarının arasında su çakıl taşlarının üzerinde, kanım da fazlalık olacak; en sonunda, temizlenmiş, kabuğu çıkarılmış, dişler gibi temiz ve ak pak kemiklerim de fazlalık olarak kalacaktı. Her zaman için fazlalıktım ben.
Ben varım, hepsi bu ve mide bulandırıcı buluyorum.
Yüzümün yansısı bu. Yapacak işim olmadığı günlerde onu seyreder dururum. Gördüğüm bu yüzden, hiçbir şey anlamıyorum. Başkalarının yüzleri bir anlam taşıyor. Benimki öyle değil. Güzel mi yoksa çirkin mi, bunu bile söyleyemem. Çirkin galiba. Çünkü böyle olduğunu söylediler. Bana dokunan bu değil. Yüzüme böyle nitelikler verilebilmesine şaşırıyorum aslında. Bir toprak parçasına ya da bir kayaya güzel ya da çirkin demek gibi bir şey bu.
Başka kimse gibi olmamak için herkes gibi yapma cesaretine sahip olmak gerekir.
İnsan yaptığı şeyden başka bir şey değildir.
Her an, ardından geleni getirmek için ortaya çıkar.
Yalnızken sıkılırsanız, bunun nedeni çok kötü bir arkadaş olmanızdır.
Var olmak, burada olmaktır sadece, var olanlar ortaya çıkarlar, onlara rastlanabilir, ama hiçbir zaman çıkarsayamayız onları. Bunu anlamış kimselerin olduğunu sanıyorum.
Sevgi dışında inşa edilmiş olan aşk yoktur.
Bir kimseyi nasıl belirleyebilir onun şu ya da bu olduğunu nasıl söyleyebilirsiniz. Bir insanın niteliklerini kim tüketebilir. Kim bir insanın güçlerinin olanaklarının hepsini tanıyabilir?
Her zaman seçebilirim, ama bilmem gerekir ki, seçmezsem hala seçiyorum.
Hayatımızın saatini ne kadar kum aldattıysa, camdan o kadar net görmeliyiz.
Her insan tutkularının bahanesine sığınır.
İnsan önce var olur, keşfedilir, dünyada görünür ve ancak daha sonra tanımlanır.
İnsan kendi yaptıklarından başka bir şey değildir: varoluşçuluğun ilk prensibi budur.
Özgürlük istediğini yapmak değil, yaptığını istemektir.
Şüphe saflığın bedeli.
Zenginler savaş yaptığında ölenler daima fakirdir.
İnsan hiçbir şekilde sahip olduğu şeyin toplamı değil, henüz sahip olmadığı, sahip olabileceği şeylerin toplamıdır.
İnsan sahip olduklarının toplamı değil, fakat henüz gerçekleştiremediklerinin toplamıdır.
Yaşamak budur her zaman seçimler ve sonuçlar arasında denge kurmaktır.
Aslında, özgürlüğünü eylemleriyle öğrenen mevcut bir insanım.
Diğer herkes gibi yarı kurban, yarım suç ortağısınız.
Şimdi kimseyi düşünmüyorum, sözcükleri bulmak için bile çabalamıyorum. Kimi zaman hızlı kimi zaman yavaş bir şeyler akıyor içimde dokunmuyorum bırakıyorum gitsin. Sözcüklere bağlanamadığım için düşüncelerim çoğu zaman karmakarışık. Belirsiz ve hoş şekiller halinde ortaya çıkıyor, sonra kayboluyorlar hemen unutuyorum onları.
İstediğimizi yapmıyoruz ve henüz ne olduğumuzdan biz sorumluyuz.
Önemli olan tek şey, buluşun özgürlük adına yapılıp yapılmadığıdır.
Bir insan diğerlerinden daha fazla insan olamaz çünkü özgürlük her birinde benzer şekilde sonsuzdur.
İnsan özgür olmaya mahkumdur.
Resmi payeleri hep reddettim. Legion d’Honneur’ü de kabul etmemiştim. Fransız akademisine de girmedim. Yazar kendisinin bir kuruma dönüştürülmesini reddetmelidir. Bu onur verici bir paye dahi olsa bunlar kişisel nedenlerim. Ayrıca şu da var ben iki kültürün barış içinde bir arada yaşayabilmesi için uğraşıyorum. Elbette çelişki ve çatışma var ve olmalı. Burjuva bir ailede yetiştiğim halde sosyalist oldum. Sempatim ondan yanadır. Bir de bu yüzden bu ödülü verenlerin konumundan dolayı kabul edemem. Nobel Ödülünü Reddettikten Sonra
En büyük günah pişmanlıktır.
Kendime duyduğum büyük ihtiyacı karşılamak için doğdum.
Var olmak susamadan içmek gibi bir şeydir.

Diğer Güzel Sözler Yazıları
1 Euro Kaç TL